Endüstri Mühendisliğinin Tanımı – Endüstri Mühendisi nedir? Ne iş yapar?

Endüstri Mühendisliği

1. Endüstri Mühendisliğinin Tanımı


19. yy sonlarında, daha önce açıklanan niteliklere uygun bir meslek olarak oluşan Endüstri Mühendisliğinin farklı kaynaklarda farklı şekillerde tanımları yapılmaktadır. Ancak bu tanımlar içinde en fazla kabul göreni ve geçirdiği evrimsel süreç sonunda günümüzde geldiği noktayı en iyi belirleyen tanım Amerika Endüstri Mühendisleri Odası tarafından yapılan tanımdır. Bu tanım göre;
“Endüstri Mühendisliği insan, makina ve malzemeden oluşan bütünleşik sistemlerin tasarımı, geliştirilmesi ve kurulması ile ilgilenir. Bu tür sistemlerden elde edilecek sonuçların belirlenmesi, kestirilmesi ve değerlendirilmesinde matematik, fizik ve sosyal bilimlerdeki özel bilgi ve beceriyi mühendislik çözümleme ve tasarımının ilke ve yöntemleriyle birleştirerek kullanır.”
Yukarıda verilen tanım genel çizgileriyle incelendiğinde endüstri mühendislerinin mal ve/ya hizmet üreten profesyonel olarak faaliyetlerde bulunabilecekleri açık bir şekilde görülebilir. Bu sistemlere örnek olarak otomobil, buzdolabı, kumaş, elbise, bisküi, kağıt, makina, uçak vb. mal üreten her türden fabrikaların yanısıra, hizmet üretiminde bulunan sağlık kurumları, eğitim kurumları ve yerel yönetimler gibi çeşitli kurumlar gösterilebilir. Endüstri mühendisleri bu tür sistemlerin tasarım ve kuruluş aşamalarında yer aldığı gibi kuruluş sonrasında da işletimin nasıl olması gerektiği, başka bir deyişle mevcut kaynakların (insan, makina, malzeme ve para) en iyi şekilde nasıl değerlendirileceği konularında mühendislik çalışmaları yapar. Bu çalışmalarında özellikle sistemin insan boyutunu da sürekli gözönünde bulundurarak koşulların elverdiğince en iyi çözümlerin bulunabilmesi için önemli katkılarda bulunur.
2. Meslek Olarak Endüstri Mühendisliği
Meslek olarak endüstri mühendisliğini incelemeden önce meslek olabilmenin koşullarını gözden geçirmek yararlı olacaktır. Daha önceki kesimde ele alınandan farklı bir kaynakta meslek olabilmenin koşulları aşağıda görüldüğü şekilde belirlenmiştir.
· Biçimsel bir eğitim ve öğretim görülmüş olması,
· Öğrenim ve eğitimi izleyen bir stajyerlik devresi geçirilmiş olması,
· Bir meslek mensubu olarak topluma ve meslektaşlarına karşı sorumluluk duyulması
· Meslek standartlarının bir üst kuruluş tarafından belirlenmesi
Endüstri mühendisliği bu koşullar açısından incelendiğinde izleyen yargılara varılabilir:
· Endüstri mühendisliği olabilmek için ilk ve orta öğretimden sonra Mühendislik Fakültesi Endüstri Mühendisliği bölümünden mezun olmak gerekmektedir. Böylece bilimsel bir öğrenim ve eğitim görülmüş olunacaktır.
· Mesleklerin stajyerliği biçimsel öğrenim ve eğitim sırasın da verilen kuramsal bilgilerin uygulamalarının nasıl yapılacağının üretim sistemlerinde bizzat yaşayarak ve görerek öğrenilmesidir. Diğer mühendislik branşlarında olduğu gibi, endüstri mühendisliğinde de üniversite eğitimi sırasında stajyerlik çalışması yapılmaktadır. Ayrıca üniversite öğreniminin son yarı yılında yapılan bazı çalışmalarda bir anlamda stajyerlik olmaktadır.Bazı ülkelerde stajyerlik çalışmaları ise öğrenim sırasında değil, öğrenim tamamlandıktan sonra yapılmaktadır.
· Toplumlarda belirli işlerin ancak belli mesleğe mensup kişiler tarafından yapılabiliyor olması veya yapılmasına izin veriliyor olması o meslek mensuplarına çok önemli sorumluluklar yüklenmektedir. Böylece toplumsal yaşamdaki işlevler koşulların elverdiğince en iyi şekilde gerçekleştirilip, genelde kıt olan kaynakların israf edilmeleride önlenmiş olacaktır. Üretim sistemlerinin tasarımında ve işletiminin kontrolünde, insancıl boyutlarıda gözönüne alarak, önemli işlevleri gerçekleştirmeye aday olan endüstri mühendisleri, bu işlevlerin en iyi şekilde gerçekleştirlmesinde topluma ve meslektaşlarına karşı kendilerini sorumlu hissetmeli ve bua göre davranış biçimlerini belirlemelidirler. Bu konudaki denetimlerin günümüz yasa ve yönetmelikleri çerçevesinde endüstri mühendislerininde üyesi bulunduğu meslek kuruluşu olan Tükiye Makina Mühendisleri Odası tarafından yapılması öngörülmektedir.
· Endüstri mühendisliğinin meslek standartları, başka bir deyişle bir endüstri mühendisisnin taşıması gereken nitelikler, üniversitelerin ilgili birimlerince belirlenmektedir. Bu konuda bilimsel bir niteliğe sahip olan Yöneylem Araştırması Derneği’ninde önemli katkıları olmaktadır. Ancak, Türkiye genelinde üniversitelerdeki endüstri müühendisliği ders programları incelendiğinde bazı farklılıklar olduğu görülmektedir. Zamanla bu farklılıkların azalacağı, farkların doğal şekilde olacağı veya daha açık bir deyişle ülke gereksinimlerine daha uygun nitelikleri taşıyan endüstri mühendislerinin işletmelerde yer alacağı ümit edilebilir.


3. Endüstri Mühendisliğinin Ortaya Çıkışı ve Gelişimi
Mühendislik mesleğinin kişiliğine kavuşması ve belli standartlara uyması 19. yüzyılda gerçekleşmiş olmakla birlikte mühendislik faaliyetleri medeniyetle hemen hemen aynı yaştadır.Hatta medeniyet tarihi ile mühendislik tarihinin aynı olduğu bile söylenebilir.Bir önceki kesimde genel çizgileriyle açıklanan meslek olabilmenin koşulları gözönüne alındığında, ilk mühendislik mesleğinin makina mühendisliği olduğu görülmektedir. Bunun tarihi ise, Amerika Makina Mühendisleri Odasının kuruluş tarihi olan 1880 dir. Bunu izleyen meslek kuruluşları ise, 1884 te Elektrik Mühendisliği ve 1908′de Kimya Mühendisliği olmuştur. Amerika Endüstri Mühendisleri odasının kuruluşu ise 1948′de gerçekleşmiştir.
Mühendisliğin öngörülen niteliklere sahip bir meslek olarak geçmişi yüzyıldan fazla olmakla birlikte, mühendislik faaliyetlerinin çok daha uzun bir geçmişe sahip olduğu inkar edilmesi mümkün olmayan bir gerçektir.Bunu en belirgin kanıtlarını Eski Mısır’da görmek mümkündür.Eski Mısır’daki sulama kanalları İnşaat Mühendisliğinin en ilginç örnekleri sergilemektedir.Bunun yanısıra tasarım,projeleme,örgütleme ve proje kontrolu açılarından, manivela dışında hiçbir mekanik aracın bulunmadığı bir ortamda yapılan pramitlerin inşaatları tüm zamanların en iyi mühendislik çalışmaları olarak görülmektedir.Her biri 2.5 ton ağırlığındaki 2 300 000 bloktan oluşan bir pramitin bugünün olanakları ile yapılması bile oldulça zor bir iştir.Bu olayları izleyen yıllarda ve çağlarda, insanların ve toplumların yaşam savaşı içinde bilim ve onun çeşitli konulardaki uygulamarı olan mühendislikte artan bir hızda gelişmeler olmuştur. Mühendislikteki gelişmeler artan bir hızla sürmektedir.
19. yüzyılda bilim ve mühendislikteki gelişmelerin yanısıra buhar gücünden de yararlanmanın sonucunda 1. Endüstri Devrimi gerçekleşmiştir.Endüstri devriminin oluşumu ile birlikte planlama, örgütleme ve yönlendirmesi daha zor olan ve yönetimi için özel beceriler gerektiren üretim sistemleri geliştirilmeye başlanmıştır.Bu üretim sistemleri eskiye göre oldukça karmaşıklaşmıştır.Endüstri devrimi öncesi yakın kişisel denetimle gerçekleştirilen özellikle planlama ve örgütlendirme işlevlerindeki yetersizlik sistemlerin karmaşıklaşmasıyla daha da artmıştır.Böyle insan, makina, malzeme ve paradan oluşan sistemlerin tasarım, geliştirme ve kuruluşuyla ilgilenecek ve özellikle sistemin insan boyutunada önem verecek bir mühendislik dalına gereksinim duyulmaya başlanmıştır. Bu gereksinim sonucunda endüstri mühendisliği konusunda çalışmalara başlanmıştır.İzleyen paragraflarda endüstri mühendisliği konusunda başlangıçtan itibaren yapılan çalışmalar genel çizgileriyle ele alınmıştır.
3.1. F.w Taylor ve Daha Öncekilerin Endüstri Mühendisliği konularında yaptığı çalışmalar
Endüstri mühendisliği konusundaki ilk disiplinli çalışmalar bir makina mühendisi olan Frederick Winslow TAYLOR tarafından başlatılmıştır. Bununla birlikte, Taylor’un çalışmalarından önce de endüstri mühendisliği konusunda bazı çalışmalar yapılmıştır.Bu konudaki önemli çalışmalar şunlardır.
· Adam SMITH’in verimliliği artırma amacıyla işbölümü konusundaki çalışmaları (Toplu iğne örneği)
· Matthew BOULTON ve James WATT’ın örgütsel geliştirme konusundaki çalışmaları
· Charles BABBAGE’in verimlilik artırma konusundaki çalışmaları
· Henry FORD’un otomobil montajında konveyor kullanımı ve üretim hattı oluşturulması konularındaki çalışmaları

Taylor’un yaptığı çalışmaları açıklamaya geçmeden önce içinde bulunduğu çağın koşullarını gözden geçirmek yararlı olacaktır. O dönemlerde işiletme sahipleri aynı zamanda işletmelerin yöneticileri idi.Örgütlenmiş kurmay fonksiyonları bulunmuyordu.İş yöntemleri kişisel deneyim, tercihler ve o anda elverişli olan aletlere göre bireysel olarak belirleniyordu.
Taylorun endüstri mühendisliği konusundaki çalışmaları 1881′de metal kesimi konusuyla başlamıştır. Bu çalışması 25 sene devam etmiş ve en uzun makalesini 1907 yılında 200 syfa olarak yayınlanmıştır. Bu çalışmanın yapılmasından önce, kesici kalemlerin şekli, hızları ve ilerleme miktarları deneyimlere göre belirleniyordu. Bu çalışma sayesinde Taylor ve yardımcıları söz konusu belirleme işine bilimsel bir nitelik kazandırmışlardır.
Taylor daha sonra kürekle yapılan işlerin çözümlemesi üzerine durmuştur.Bir değirmende kürekle çok değişik işler yapılmasına karşın, tek tip kürek kullanımı dikkatini çekmiştir.Bir dizi deneyden sonra, en uygun taşınabilir ağırlığı belirlemiş ve bu ağırlığa göre darklı malzmeler için farklı büyüklüklerde kürekler tasarlamıştır.Bunların sonuucunda verimlilikte çok önemli artışlar gözlenmiştir.
Taylor tarafından bunlara benzer bir dizi çalışmalar gerçekleştirilmiştir.
İş gereksinimlerinin ve bir faaliyeti gerçekleştirmenin yöntemi için çözümlemeler günümüzde “iş tasarımı” veya “metod etüdü” olarak isimlendirilmektedir.Taylor’un başlangıçtaki çalışmaları iş tasarımına ilişkin olmakla birlikte,”iş çözümlemesi”nin başlangıç çalışmaları da yine aynı kişi tarafından gerçekleştirilmiştir.
Taylor çalışmalarını çeşitli makalelerde yayınlamıştır.Makalelerin bazıları şunlardır:Parça Oranı Sistemi, Atölye Yönetimi, Bilimsel Yönetimin İlkeleri…Bu arada Taylor’un makalelerinde yer verdiği bazı kavramlarda onun hala ne kadar güncel olduğunu göstermektedir.Metod etüdü, Zaman etüdü, Aletlerin standartlaştırılması,Planlama bölümü, Yönetimin ayrıcalık ilkesi,İşçiler için yönerge kartları, Metal kesimi için hesap cetveli, Parça ve ürünler için sınıflandırma sistemi,Rotalama sistemi, Maliyetlendirme yöntemleri, işe bağlı olarak işçi seçimi, işin belirli bir sürede tamamlanması durumunda prime izin veren bir görev düşüncesi.
3.2. GILBRETH’in çalışmaları

Taylor’un yanısıra endüstri mühendisliğine önemli katkılarda bulunan bir diğer bilim adamıda Frank B. GILBRETH’dir.Taylor’un bir mühendislik eğitiminden geçmiş olmasına karşılık, Gilbreth mali yetersizlik nedeniyle üniversite eğitimi görememiştir.
Bir tuğla ustasının yanında çalışma hayatına atılan Gilbreth sürekli olarak yaptığı işin nasıl daha iyi olabileceği konusunda kendisine ve çevresindekilere sorular yöneltmiştir.Gilbreth çalışmaları sonucunda inşaat işlerinde büyük başarılar kazanmış ve kendi inşaat firmasını kurmuştur.Çalışırken yaptığı çözümlemeler sonucunda, bir işçinin bir saatte ördüğü tuğla sayısını yaklaşık %200′lük bir artışla, 120′den 350’ye çıkarmıştır.Ayrıca, bu artış miktarı işçinin aşırı bir çaba göstermesini gerektirmemiştir. Hatta geliştirdiği yöntemlerle verimlilikteki artışların yanı sıra yorgunlukta da azalmalar gözlenmiştir. Bir davranış bilimcisi olan eşi L. Moller Gilbreth ile birlikte, insanların çalışma davranışlarının çözümlenmesine yönelik araştırmalarıyla da önemli katkılar sağlamışlardır.
Gilbreth’in özellikle üzerinde durduğu konulardan bir diğeri de temel hareketlerin çözümlemesi olmuştur.İnsanın temel hareketleri sınıflandırılmış ve bunlara Gilbreth’in adından hareketle “Therblig” adı verilmiştir.Bunlardan hareketle, daha ayrıntılı çözümlemeler için “mikro hareket etüdü” geliştirilmiştir.
Gilbreth endüstri mühendisliği konusunda yaptığı çalışmalarda Taylor’dan önemli derecede etkilenmiştir.Ancak, Taylor’un çalışmalarının uygulaması genellikle mekanik işlemler yapan atölyelerde yoğunlaşmasına karşılık, Gilbreth’in geliştirdiği teknikler genellikle inşaat, kanal yapımı, eğitim, tıp ve savunma konularında uygulanmıştır.Ayrıca eşinin de katkılarıyla, bu çalışmalarında “insan faktörü”ne daha fazla önem vermiştir.

3.3. Diğer Klasikçiler

Endüstri mühendisliğinin kuruluş ve gelişmesinde en önemli katkıları sağlayan Taylor ve Gilbreth’in yanı sıra bir çok bilim adamının da bu konuda çalışmaları bulunmaktadır. Söz konusu bilim adamları ve yaptıkları çalışmalar izleyen paragraflarda kısaca açıklanmaktadır.
· Carl BARTH : Bir matematikçi olan Barth, Taylor’un Midvale Steel firmasındaki yardımcılarındandır. Özellikle metal kesimi ile ilgilenmiş olup, bu konuda özel amaçlı bir sürgülü hesap cetveli geliştirmiştir. Bunun yanı sıra, zaman etüdünde yorgunluk toleransının belirlenmesi konusunda da çalışmalar yapmıştır.
· Henry Laurance GANTT :Disiplinler arası niteliğe sahip Taylor’un ekibindeki bir diğer elemandır. Kendi ismiyle anılan ve özellikle üretim çizelgelemesinde çok sık kullanılan şemaları geliştirmiştir. Söz konusu şemalardan günümüzde de üretim çizelgelemesi, gözlenmesi ve makina kullanım planlarının hazırlanmasında yararlanılmaktadır. Gannt’ın bir başka çalışmasıda teşvikli ücret sistemleri konusunda olmuştur. Bu ücret sistemine göre, standart olarak belirlenen çalışma hızından daha hızlı çalışan işçilere belli oranda teşvik edici prim ödenmektedir.
· Harrington EMERSON : Taylor’un işlem çözümleme ilkelerinden bazılarını Santa Fe demiryolu işletmesinde uygulamıştır. İşletmeyi yeniden düzenleyerek, standart maliyetlerin bulunması konusunda araştırmalar yapmıştır. Teşvikli ücret sistemleri konusunda da çalışmaları olmuştur. Ayrıca, muhasebe kayıtlarının kolaylıkla yapılabilmesi için özel amaçlı bir makina geliştirmiştir.

Yukarıda sıralanan bilim adamlarının dışında, endüstri mühendisliğinin gelişmesine klasikçi olarak katkıları olan başka bilim adamı ve uygulamacılarda bulunmaktdır. Bunlar arasında yerel yönetimlerdeki uygulamalarıyla Morris L. COOKE, zaman etüdü ve teşvikli ücret sistemlerindeki uygulamalarıyla Dwight V. MERRICK göze çarpmaktadır.

3.4. Öncü Çağdaşlar

Endüstri mühendisliğinin başlangıçta temel ilgi alanı olan iş etüdündeki uygulamaların başarı kazanması sonucu, geliştirilen ilke, yöntem ve problem çözme yaklaşımlarının işletmelerin başka problem alanlarına da uygulanmasına yol açmıştır. Buna paralel olarak ta öncü çağdaşlar adı verilen ve endüstri mühendisliği ilke ve yaklaşımlarını yeni problem alanlarında uygulanmasını sağlayan bilim adamları ortaya çıkmıştır. Bu bilim adamlarının önde gelenleri ve yapmış oldukları çalışmalar izleyen paragraflarda kısaca açıklanmaktadır.
· F.W. HARRIS :Talebin bilindiği, yok satmaya veya sonradan karşılamaya izin verilmeyen, parametre değerlerinin planlama dönemi boyunca sabit kaldığı ve stok seviyesinin anında istenilen düzeye çıkartılabildiği durumda stok yönetimine ilişkin toplam maliyeti enküçükleyen sipariş hacmini hesaplayan model Wilson isimli bir başka araştırmacı tarafından da bulunup, daha önce yayınlandığı için Wilson formülü olarak isimlendirilmektedir. Geliştirilen model günümüzde de kullanılmaya devam etmektedir.
· F.E. RAYMOND : Harri’in stok yönetiminde matematiksel model kullanımına ilişkin çalışmasından sonra, üretim oranlarında stok kontrolü hakkında ayrıntılı çalışmalar yapmış ve bir kitap yazmıştır.
· W. A. SHEWHART :Çok sayıda elemandan oluşan ve/ya incelenen spesifikasyonları ancak tahrip edici testlerle belirlenebilen kütlelerin, örnekleme yöntemiyle kalitelerinin kontrol edilebilmesi amacıyla, istatistiksel kalite kontrolu hakkında çalışmalar yapmış ve bir kitap yazmıştır.
· Eugene GRANT :İstatistiksel kalite kontrolu konusunda Shewhart’ın yaptığı çalışmaları geliştirmiştir. Ayrıca mühendislik ekonomisi konusunda da çalışmaları olmuştur.
· IRESON :Grant’le birlikte mühendislik ekonomisi konusunda çalışmalar yapmıştır.
4. Endüstri Mühendisliği ile ilgili Disiplinler

Mal ve/ya hizmet üretiminde bulunan sistemlerde çok yaygın ve değişik niteliklerde uygulama olanağı bulan endüstri mühendisliğinin, farklı disiplinlerle yakından ilgili olması son derece doğaldır. Ancak endüstri mühendisliğinin bazı disiplinlerle yakın ilişkisi, mesleğin tanımının netliğine rağmen farklı kişiler içi farklı anlamlar taşıyabilmektedir. Bu nedenle, endüstri mühendisliğinin yeterince anlaşılabilmesi için bazı disiplinlerle arasındaki ilişkilerin anlaşılması gerekmektedir. İzleyen paragraflarda bu disiplinler ve endüstri mühendisliği ile ilişkileri açıklanmaktadır.

4.1. Yönetim

İnsan emeğini yönlendirmenin bilim ve sanatı olarak tanımlanan yönetimin ortaya çıkışı asırlar öncesine uzanmaktadır. Yönetimin temel ilkelerinin gelişimini Eski Mısırlılardan günümüze kadar görmek mümkündür. Ancak, yönetimin gerçek anlamda bilim niteliğine kavuşması Taylor’un katkılarıyla olmuştur. Bu nedenle çoğu yazarlar tarafından Taylor’a “Bilimsel Yönetimin Kurucusu” denilmektedir. Bununla birlikte Taylor ” Endüstri Mühendisliğinin Kurucusu” olarak ta anılmaktadır.
Endüstri mühendisliği ile yönetim arasındaki ilişki kendisini en çok üretim yönetiminde göstermektedir. Ancak, işletme yönetimi öğretiminde yalnızca üretim faaliyetinin yönetimine ilişkin bazı kavram ve tekniklere yer verilirken endüstri mühendisliği mal ve/ya hizmet üreten sistemlerin tasarımı, geliştirilmesi ve kontrolu ile ilgilenecek şekilde öğretim ve eğitim programı uygulamaktadır. Bu nedenle endüstri mühendislerinden iş hayatında yönetici olarak yararlanmak onu gerçek işlevlerinden alıkoymak demektir. Ancak, bu yargı endüstri mühendislerinin yöneticilikte başarılı olamayacağı anlamına gelmez aksine birçok endüstri mühendisi yöneticilik alanında elde ettiği başarılarla bunu kanıtlamıştır.

4.2. Bilgisayar Bilimi

Son yıllarda hızlı gelişen bilimlerden biridir. Teknolojilerdeki hızlı gelişmeler soncunda, bilgisayarların endüstriyel uygulamalardaki ve bilimsel araştırmalardaki yeri artmıştır. Mesleklere göre bilgisayarlardan yararlanma oranındaki artışta endüstri mühendisliği en ön sıralarda yer almaktadır.
Endüstri mühendislerinin bilgisayarlardan yararlanması temelde iki yönlü olmaktadır. Bunlardan birisi, diğer mühendisliklerde olduğu gibi, karmaşık ve çok işlem gerektiren problemlerin çözümünde bilgisayarlardan yararlanmaktadır. Bu cümleden olarak, endüstri mühendisleri karşılaştıkları problemleri hızlı ve doğru bir şekilde çözebilmek için çeşitli bilgisayar programları geliştirmektedirleri Bunun yanısıra endüstri mühendisliğinin ilgi alanlarına giren problemlerin çözümü için geliştirilmiş ve paket programlar olarak nitelenen özel yazılımlardan da yararlanılmaktadır. Bu yazılımlar yardımıyla, probleme ilişkin parametre değerleri bilindiği taktirde, çözümler çok kısa sürede ve kolaylıkla elde edilerek, gereken duyarlılık çözümlemeleri de yapılabilmektedir.
Endüstri mühendisliğinde bilgisayarların diğer yönlü kullanımı bilgi depolama, saklama ve gerektiğinde bu bilgilerden problem çözümünde yararlanma şeklindedir. Sağlıklı karar verebilmenin ön koşulu olarak doğru zamanda, doğru yerde, doğru bilginin sağlanabilmesi ancak aranan nitelikleri bakımından yeterli bir bilişim sistemiyle olurludur. Söz konusu bilişim sistemiyle hem bilgiler sağlıklı bir şekilde sağlanmış, hem de gerekli bilgi akışı sağlanmış olacaktır. Günümüz işletmelerinin büyüklüğü ve işlemlerinin karmaşıklığı gözönüne alındığında, bu işlevlerin ancak bilgisayarların kullanımıyla olurlu olabileceği açıkça görülür.

4.3. İstatistik

Endüstri mühendisliği ile ilgili disiplinlerden bir diğeri de istatistiktir. Endüstri mühendislerinin ilgilendikleri olayların davranış göstergesi olan değişkenlerin her zaman aynı şekilde ortaya çıkması beklenemez. Buna örnek olarak bir parçanın farklı kişiler ve/ya farklı zamanlardaki yapım süreleri, yapımı gerçekleştirilen parçaların ve ürünlerin çeşitli ölçüleri, satın alınan parçaların nitelik ve nicelikleri gösterilebilir. Sözkonusu özelliklerin değişik değerleri almasına rağmen, endüstri mühendisleri bunlara ilişkin problemlere çözüm aramak veya karar vericiye bu konularda yardım etmek durumundadırlar. Endüstri mühendisleri bu tür problemlerin çözümünde istatistik ve olasılıktan önemli derecede yararlanmaktadırlar.
Endüstri mühendislerinin istatistikten değişik bir şekilde yararlanması ise kestirim yöntemlerinde olmaktadır. Özellikle sistem tasarımında talep kestirimi çok önemlidir. Tasarlanacak sistemin üreteceği mal ve/ya hizmetin en uygun hangi hacimde olacağının belirlenmesi, ancak sağlıklı bir biçimde yapılmış talep çözümlemesi ve bunun sonucunda elde edilecek kestirimlerle mümkün olabilir. Bu nedenle sistemin tasarımını gerçekleştirmekle yükümlü olan endüstri mühendislerinin istatistikten yararlanmaları kaçınılmazdır.
İstatistik tekniklerinin endüstri mühendisliğindeki bir başka uygulama alanı da kalite kontrolu olmaktadır. Özellikle çok sayıda birimden oluşan kütlelerin test edilmesinde, bütün birimlerin tek tek kontrol edilmesi hem fazla masraf hem de uzun süre deney yapılmasının gerektirir. Söz konusu kütleden uygun bir şekilde alınacak örneklerin test edilmesi ve gereken istatistik çözümlemelerin yapılmasıyla daha az masrafla ve daha kısa sürede sonuca varmak mümkündür. Benzer durum tahrip edici testler gerektiren kalite kontrol da söz konusudur.

4.4. Yöneylem Araştırması

Ortaya çıkışıyla endüstri mühendisliğinin gelişimine çok önemli katkılar sağlayan bilim dalı Yöneylem Araştırması’dır.
Yöneylem araştırması şimdiye kadar çeşitli şekilllerde tanımlanmıştır. Bununla birlikte, en kapsamlısı olarak İngiltere Yöneylem Araştırması Derneğinin yapmış olduğu tanımın en fazla kabul gördüğü gerçektir.
Bu tanıma göre , yöneylem araştırması insan, makina, para ve malzemeden oluşan endüstriyel, ticari, resmi ve askeri sistemlerin yönetiminde karşılaşılan problemlere modern bilimin saldırısıdır. Belirgin yaklaşımı sistemin şans ve risk ölçüsünüde içeren ve alternatif karar, strateji ve kontrollerin sonuçlarını tahmin ve karşılaştırmaya yarayan bilimsel bir modelini geliştirmektir. Amacı yönetimin politika ve eylemlerini bilimsel olarak saptanmasına yardımcı olmaktır.
Tarih boyunca yöneylem araştırması yaklaşımının çeşitli şekillerde ve başarılı olarak uygulandığı bilinmektedir. Ancak bir bilim dalı olarak şekillenmesi II. Dünya Savaşına rastlamaktadır. Bu açıdan bakıldığında ilk başarılı uygulamalar II. Dünya Savaşı sırasında İngiltere ve daha sonra A.B.D. tarafından savaş yönetimine ilişkin problemlerde gerçekleştirilmiştir. Savaşı izleyen yıllarda ise, yöneylem araştırması yaklaşım ve tekniklerinin endüstri ve ticarete uygulamaları başlamıştır. Giderek, değişik bilim dallarından çok sayıda bilim adamı çeşitli işlemsel problemlere dikkatlerini yoğunlaştırmışlardır. Bunun sonucunda, endüstri mühendisleriyle diğer bilim disiplinlere mensupları arasında önemli sayıda ortak çalışmalar başlamıştır. Problem çözümüne yeni fikirlerin ve yeni yaklaşımların getirilmesi endüstri mühendisliği eğitim ve uygulamasına çok önemli katkılar sağlamıştır. Böylece birçok üniversitedeki endüstri mühendisliği bölümlerinde yöneylem araştırması dersleri verilmeye başlanmıştır.
Endüstri mühendisliği ve yöneylem araştırması tanımları incelendiğinde aralarında önemli benzerlikler bulunduğu ve birçok problemle ortaklaşa ilgilendikleri görülebilir. Aralarında en önemli fark, yöneylem araştırmasında disiplinler arası ekip yaklaşımının kaçınılmaz olduğu ve üst düzeyde matematiksel modellere yer verilmesidir. Ancak, endüstri mühendisliğinin yeni boyutlar edinerek sistem mühendisliğine geçişinde disiplinler arası ekibe daha fazla yer verilmeye başlandığı da gözden uzak tutulmamalıdır. Özet olarak endüstri mühendisliğinin insan, makina, malzeme ve paradan oluşan bütünleşik sistemlerin tasarım ve işletiminde karşılaşılan problemlere çözüm ararken yöneylem araştırmasından önemli derecede yararlandığı bir gerçektir.

4.5. Yönetim Bilimi

1960′lı yıllarda yöneylem araştırmasıyla yakın bağlantılı olarak ortaya çıkmıştır. Kullandığı teknikler yöneylem araştırmasınınkilerle aynıdır. Aralarındaki farklar yönetim bilimcilerin temel eğitimiyle bu disiplinin uygulama alanındadır.Yönetim bilimi çoğunlukla yöneylem araştırması tekniklerinin iş idaresinde veya endüstriyel yönetimde niceliksel olarak uygulanmasıdır.Bunun yanısıra, yöneylem araştırması daha karmaşık problemlerin çözümüyle ilgilenmektedir. Ancak, çoğu konularla ilgilenen yöneylem araştırması ve yönetim bilimi disiplinlerine mensup kişilerin aynı kişiler olduğuda unutulmamalıdır.

4.6. Ergonomi

Bilimdeki gelişmeleri insanların yaşamlarını daha kolay ve daha rahat yapmakla yükümlü olan mühendislik dallarından insana en fazla yakın olanı endüstri mühendisliğidir. Endüstri mühendisleri öncelikle üretim sistemlerinin tasarımı sırasında, o tesisteki çalışacak kişilerin çalışma ortamının ve kullanacakları alet ve donatının fiziksel ve davranışsal açılardan uygun olması için tüm faktörleri değerlendirmek zorundadır. Böylece hem sarf edilecek emeğin karşılığı olarak daha fazla verim elde edilebilecek, hem de o ortamda çalışacak kişilerin yıpranmaları koşulların elverdiğince en alt düzeye indirgenmiş olacaktır.
Endüstri mühendisleri yukarıdaki paragrafta sözü edilen işlevlerin gerçekleştirilmesinde ergonomi adı verilen disiplinden önemli boyutlarda yararlanmaktadır.İşbilim olarak ta isimlendirilen bu bilim dalı çalışma ortamının çalışanlara uyarlanması konusuyla ilgilenmektedir. Son zamanlarda ise insanlar tarafından kullanılan veya yararlanılan her türlü araç, gereç ve eşyanın da rahatça kullanılması veya teknik bir deyişle ergonomik olması konusunda yoğun çalışmalar yapılmaktadır.

5. Endüstri Mühendisliğinin İlgi Alanları

Mühendislik, genelde problem tanımlama, gerekli çözümler yapma, çözüm seçenekleri türetme, karar verme ve çözümden oluşan bir süreçtir.Endüstri mühendisleri bu tanım doğrultusunda tasarımlar yapar. Söz konusu tasarımlar endüstri mühendislerince “Üretim Sistemleri Tasarımı” ve “Üretim Sistemleri Kontrolu” şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Mal ve/ya hizmet üreten bir örgütün aşağıdaki fonksiyonları endüstri mühendisince tasarlanmaktadır.

  • Üretim(veya servis) sürecinin kendisi
  • Malzemeler
  • Makina ve Donatılar
  • İşçilerin çalışma yöntemleri
  • Kolaylıkların yerleştirilmesi ve malzeme akışının belirlenmesi
  • Malzeme taşıma donatı ve yöntemleri
  • Çalışma yeri tasarımı
  • Hammadde ve ürün depolarının büyüklüklerinin ve yerlerinin belirlenmesi
  • Yönetim raporları için veri kayıt yöntemleri
  • Bakım yöntemleri
  • İş emniyet yöntemleri

Yukarıda sıralanan ve kuruluş öncesi veya yeniden yapılanma sırasında tasarlanması gereken elemanların yanı sıra işletim sırasında yönetim fonksiyonlarının sağlıklı, tutarlı ve uygulanabilir şekilde gerçekleştirilmesini sağlamak amacıyla da aşağıda sıralanan elemanların tasarlanması gerekmektedir.

  • Yönetim planlama sistemi
  • Kestirim yöntemleri
  • Bütçeleme ve ekonomik çözümleme
  • Maaş ve ücret belirleme sistemleri
  • Prim belirleme planları ve işgörenlerle ilişkiler sistemi
  • İşgörenlerin işe alınması, eğitimi ve örgüt içinde yer değiştirmelerin belirlenmesi, başka bir deyişle işgücü planlama sisteminin kurulması
  • Üretim planlaması ve üretim programlarının hazırlanması ve izlenmesi
  • Malzeme gereksinim planlaması
  • Stok kontrol yöntemleri
  • Üretim çizelgeleme
  • Görevlendirme
  • Gelişme ve durum raporlaması
  • Düzeltici hareket yöntemleri
  • Bilgi sistemleri
  • Kalite kontrol sistemi
  • Maliyet kontrol sistemi
  • Kaynak tahsisi
  • Örgüt tasarımı

Yukarıdaki paragraflarda endüstri mühendislerinin üretim sistemlerinin ve bunların işletim biçimlerinin tasarımına ilişkin olarak yapabilecekleri faaliyetlerden söz edildi. Bu tasarımlar yalnızca mal üreten sistemler için olmayıp, hizmet üreten sistemlerde de aynı aynı tasarım çalışmaları yapılabilmektedir.Ancak, bir sistemin başlangıçta bütünüyle tasarımının endüstri mühendislerince gerçekleştirildiği örneği son derece azdır. Endüstri mühendislerinin bu konudaki çalışmaları genellikle evrim niteliğindedir. Başka bir deyişle, endüstri mühendisleri tasarım çalışmalarını önce çeşitli alt sistemlerde gerçekleştirmekte, daha sonra çalışmanın boyutlarını genişletmektedirler. Endüstri mühendisliğinin ilgi alanına giren konulardaki tasarım çalışmaları bazı durumlarda basit görünmekle birlikte gerçekte oldukça karmaşıktır. Bunun temelinde yatan gerekçe tasarlanacak sistemdeki insan boyutunun varlığıdır. Herhangi bir olaydaki davranışının sağlıklı kestirimi oldukça güç olan insanın tasarlanacak sistemdeki az veya çok sayıdaki varlığı kaçınılmazdır. Bu nedenle, sistemin ve işletiminin tasarımında çok dikkatli olunması gerekmektedir. Bunun yanı sıra endüstri mühendisliği öğrenim ve eğitimi sırasında tasarıma ilişkin olayların laboratuar ortamında deneylenmesi genellikle olanaksızdır.Bu olayların deneylenmesi ancak kavramsal ve matematiksel modellerden yararlanılarak belli bir düzeye kadar gerçekleştirilebilir.

About these ads
Hakkında

Softtware Developer, Sharepoint Specialist

Tagged with: , , ,
Üretim Yönetimi, Bilişim Teknolojileri, Endüstri Mühendisliği, Innovasyon, MRP, Proje Yönetimi, Serdal Kepil, Tedarik Zinciri Yönetimi, Teknoloji, Veri Madenciliği, Yenileşim, İş Zekası kategorisinde yayınlandı
Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

Diğer 249 takipçiye katılın

%d blogcu bunu beğendi: